headlines:

Hayatın önümüze neler getireceğini bilemeyiz. Herhangi bir konuda mücadeleye başlamadan önce hedefimizi belirleyerek, yılmadan ve usanmadan çalışarak başarıya ulaşabiliriz. Önümüze çıkan engelleri aşacağımıza inanarak ve yaptığımız işlerde iz brakarak hedefimize doğru koşarsak başarı kapıları her zaman açılır”.

 

Hepimizin ilham verici hikayelere ihtiyaç duyduğumuz böylesi bir dönemde, Join2Media ekibi olarak Kıbrıs İşitme Konuşma Engelliler Vakfı’nın hikayesini sizlerle paylaşmak istedik. KIKEV’ın hikayesi, aslında KIKEV Başkanı Bahire Doğru’nun azim, kararlılık ve mücadele dolu hikayesidir,

 

Sonradan işitme kaybına uğrayan Bahire hanım, özellikle engelli kültürünün kavram olarak toplumda yeni yeni yerleşmeye başladığı ülkemizde, bunun zorluklarını sıkıntılarını birebir deneyimleyip bu konuda harekete geçmeye karar verir. Bahire hanım işitme engellilerin yaşadıkları sıkıntılar için şunları söyledi: “İşitme konuşma engelliler, görünen bir engelleri olmadığından toplumda en az dikkat çeken engelli grubudur. Bu da genelde sorunlarının yok sayılmasına ya da yeterince ilgi duyulmamasına neden olmaktadır. 3 E dediğimiz erken teşhis, erken cihazlama ve erken eğitim konularında toplumsal bilinç geliştirilmelidir. İşitme-konuşma engellilerinin diğer sorunları ise; iletişim, sağlık ve işitme cihazı edinimi, eğitim, sosyal haklar, istihdam, sosyo-kültürel faaliyetlerden yeterince yararlanamama olarak sıralanabilir. Mesela sinema kültürü; alt yazı ve işaret dili ile çeviri yapılmalıdır. Çünkü en büyük sıkıntılar arasında sinemaya gidememe  de vardır. İletişim çok büyük bir problemdir.

Toplumun birer üyesi olan işitme konuşma engelliler kamusal alanlarda, özel sektörde ve  toplumun her kesiminde  yaşadıkları iletişim sorunlarından dolayı  yaşamlarında engellerle karşılaşmaktadırlar.

İşitme engelliler hastanelerde  doktorlara   dertlerini anlatamıyor, mahkemelerde haklarını savunamıyor resmi   bir işlem  için gittikleri kamu kurum ve kuruluşlarında  işlerini   tamamlayamıyorlar”.

Bahire Hanım tüm bunları dikkate alarak 2013 yılında, kendisi gibi işitme engelli bir arkadaşı ile birlikte işitme engelli bireyleri bir çatı altında toplamak ve birlikte mücadele etmek amacıyla sosyal medyada ’’İşitme Konuşma Engellilerin Sesi ‘’ isimli grubu açar.

 

Bu bireysel insiyatifin, örgütlü, etkili ve başarılı bir Vakfa dönüşmesi ise Bahire hanımın disiplinli, özenli ve özverili çalışmalarının yanında, Kıbrıs’ta sivil toplum örgütlerinin ve bu konuda çalışan bireylerin desteği ile gerçekleşir. CCMC’nin düzenlediği Insan Hakları eğitimi sayesinde geliştirdiği “Konuşan Eller’ Projesi ile AB tarafından finanse edilen ve Magem ve YouthPower tarafından yürütülen küçük hibe programına başvurur. Bu proje geniş bir kitleye ulaşan ve işaret dilini toplumla tanıştıran ilk proje olma özelliğine sahiptir. Daha sonra yine AB tarafından finanse edilen, Magem ve Youthpower tarafından yürütülen Sosyal Girişimcilik Proje’sine başvurarak toplumda yine bir ilk olan STK ve kurumlara İşaret Dili ile Video çekimi gerçekleştirdik. Bahire hanım projeyle ilgili bize şunları anlattı: “Konuşan Eller ile 7 farklı sivil toplum örgütü ve kurum ile işaret dili konusunda tanıtıcı videolar hazırladık. Proje bittikten sonra başka kurumlarla da işaret dili videoları gerçekleştirdik. Pek yakında iki kurumla birlikte yine böyle bir çalışma olacaktır”.

 

Konuşan Eller projesinin başarısı ile birlikte, KIKEV Temmuz 2015’de işitme ve konuşma engelli bireylerle birlikte mücadele etmek ve bu toplumda ‘’BİZ DE VARIZ‘’ düşüncesi ile yola koyulur.

 

Vakıf kurulduktan sonra, işaret dilini toplumun her kesimine yaymak ve bu konuda farkındalık yaratmak amacıyla hem vakıfda hem de bir çok kurum ve kuruluşta işaret dili çevirmenleriyle birlikte işaret dili kursları gerçekleştirildi. Bir çok çalıştay, sempozyum ve toplantılarda yer alınarak, tanıtım ve işaret dili çevirileri yapıldı. Gençlerde sosyal sorumluluğu güçlendirme adına okullarda işaret dili seminerleri başlatıldı. İşitme engelli futbol takımı ile gösteri maçlarına çıkılarak, sporda engel olmadığını gösterdiler. KIKEV ayrıca işitme engelli bireylerin her türlü eğitim,   sağlık, kültürel, sportif, hukuksal, sanat ve sosyal yaşama katılımını sağlamak ve sorunlarına çözüm aramak için de aktif olarak diğer bir çok engelli dernekleri ile işbirliği içerisinde çalışmaktadır.

 

“İşaret Dili öğrenme konusunda o kadar çok talep varki anlatamam. Toplum bunun farkına varmış ve öğrenmeye istekli. Bu da KİKEV için çok önemli ve sevindirici bir durum” diyen Bahire hanım bu konuda toplumun her kesimine görevler düştüğünü anlattı. “Engelli bireylerin sorunları sadece kendilerinin değil, ailelerinin, çevrenin, toplumun, kısacası tüm insanların ortak sorunudur” diyen KIKEV Başkanı devlet ve belediyelerin tüm engelli gruplarına sosyal devlet anlayışı ile yaklaşması gerektiğini ve ilgili mevzuatın BM Engelli Hakları Sözleşmesi ile bir an önce uyumlaştırılması gerektiğinin altını çizdi ve KKTC Cumhuriyet Meclisi’nin  2010 yılında Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesini onaylaması ile bu sözleşmenin gereği olan yasal düzenlemeleri yapma görevi ile devleti yükümlü kıldığını belirtti.

 

Özellikle fırsat eşitsizliklerine değinen KIKEV Başkanı, devletin gerekli tedbirleri alarak her kurum kuruluşta işaret dili bilen en az bir personel bulundurması, erken teşhis için yeni doğanlarda işitme testi yapılmasını zorunlu kılması, istihdam sorununu çözmek için engelli kadrolarının arttırılarak ve özel sektöre de teşvik sağlaması gerektiğini vurguladı ve “Engelliyi koruma, teşvik etme, yeteneklerinin ortaya çıkmasını sağlama ve engel durumuna göre iş imkanı sunmak gerekmektedir. Çalışabilecek durumda olan engellilere engelli maaşı verme yerine iş imkanı sağlanmalıdır ki engelli bireyler topluma kazandırılsın“ dedi. Belediyelerin de ulaşım, sağlık, eğitim, mimari engeller, istihdam ve benzeri konularda tüm engel guruplarını kapsayacak şekilde çalışmalar yapması gerektiğini anlatan Bahire hanım “Belediyelerimizin yaşanabilir kentleri yaratmasının yolu “engelsiz kentler” den geçmektedir” dedi. Belediyelerin engellilerin bağımsızlaşmasında önemli bir rolü olduğunu ekleyen KIKEV Başkanı “bunun içinde belediyelerin tüm sivil toplum örgütleriyle iletişimleri sürekli olmalı ve farklı engel guruplarının ihtiyaçlarına yönelik her türlü çalışma ve işbirliği yapılmalıdır” dedi.

 

AB tarafından finanse edilen ve Naci Talat Vakfı ve IKME tarafından yürütülen Sesini Yükselt Haklarını Savun projesi çerçevesindeki küçük hibe programı kapsamında, geçen gün kapanışı gerçekleşen Sessizliğime Bir Ses Ver projesinden de bahseden Bahire hanım Dil ve Konuşma Terapisi Eğitimlerini tamamladıklarını söyleyerek “Etrafıma baktığımda birçok işitme konuşma engelli birey vardır. Kimisi imkansızlıklardan dolayı konuşma eğitimi almamış. Dil ve Konuşma Eğitiminin gerekliliğine ve bir insan hakkı talebi olduğuna inanıyorum” dedi. Ayrıca her eğitim sonuna, resim, elişi, müzikle terapi, dans, oyun gibi etkinlikler de eklediklerini ve çocukların her eğitime koşarak, severek ve isteyerek geldiğini de ekleyen Bahire Doğru ‘’ ‘Sesini Yükselt Haklarını Savun’ projesi bizlere çok artı degerler kazandırmıştır. Öncelikle çok değerli minikleri, ailelerini ve gençleri tanıyarak birlikte neler yapabileceğimizi öğrendik. Yardımlaşmayı, paylaşmayı, biribirimizi tanıyarak farklılıklarımıza saygı duymayı öğrendik. İşiten çocukla işitmeyen ve konuşmayan çocuğun ayni ortamda anlaşabileceği ve eğitim alabileceğine tanık olduk. Çok güzel arkadaşlıklar kurdu çocuklarımız. Destek varsa engel yok diyorum“ dedi.

 

Son olarak, Bahire hanımın bizimle paylaştığı iç ısıtan bir başarı hikayesini kendi ağzından aktarıyoruz. Bahire hanımın da dediği gibi; engelleri kaldırmak hepimizin görevi.

 

“Eğitimlere katılanlar arasında Vakfımızın cihaz aldığı 7 yaşındaki çocuğumuz, doğuştan işitme engelli olup şimdiye kadar hiç işitme cihazı takmamış . Sesleri yeni duyan bir bebek gibi çocuğa verilen eğitimin faydası olmuş ve sesleri çıkarmaya başlayarak, işitme cihazları sayesinde de söylediğimiz kelimeleri söylemeye ve ismine tepki vermeye başlamıştır. Bu çocuğumuzun konuşabilmesi ve yaşıtları ile ayni seviyeye gelebilmesi için uzun bir sürece ihtiyacımız vardır“.